İçeriğe atla
Derde Derman Eğitim ve Yardımlaşma Derneği Derde Derman Eğitim ve Yardımlaşma Derneği — ana sayfa
Bağış Yap
KATEGORİLER
Gazze Su Tankeri (Hisseli) Temiz suya ulaşmanın zorlaştığı Gazze'de, salgın hastalıklarla mücadele eden ailelere ve çocuklara umut oluyoruz. 1.500
Gazze Su Tankeri Temiz suya erişimin imkansızlaştığı Gazze'de, salgın hastalıklara karşı yaşam mücadelesi veren ailelere ve çocuklara can suyu oluyoruz. 18.000
Tüm Gazze bağışları
Afrika Çad Su Kuyusu ( Hisseli ) Temiz suya hasret köylerde kuyu açıyoruz. Her damlası, açtıranın amel defterine yazılır. 1.000
Arakan Su Kuyusu ( Hisseli ) Temiz suya erişimin imkânsız olduğu Arakan kamp ve köylerinde, kirli su ve yokluk her gün hayatı tehdit ediyor. Açacağımız su kuyularıyla bu zorlu coğrafyadaki insani çileyi birlikte hafifletelim. 1.000
Tüm Ortak Su Kuyuları bağışları
Arakan Su Kuyusu Adınıza tam kuyu · tabelalı. 20.000
Kamerun Su Kuyusu Bir Kuyu, Bir Gelecek. 35.000
Tüm Su Kuyusu bağışları
Afrika Kur’an-ı Kerim Dağıtımı Mushaf’a hasret medrese öğrencilerine Kur’an-ı Kerim hediye ediyoruz. Okunduğu sürece sadaka-i câriye. 100
Afrika Yemek Dağıtımı Aşevlerimizde pişen sıcak yemeği, yetim ve ihtiyaç sahibi ailelere her gün elden ulaştırıyoruz. 100
Tüm Kur'an-ı Kerim & Yemek bağışları
Afrika Kamerun Keçi Kamerun’da Bir Keçi, Milyonlarca Tebessüm 4.000
Afrika Çad Koyun Çad’da Bir Koyun, Çöllere Bereket: Derde Derman Olun 5.500
Tüm Kurban bağışları
Yetim Giydirme Bir yetimi baştan aşağı giydirin: mont, ayakkabı, iç çamaşırı ve bayramlık. 750
Öğrenci Sponsorluğu Aylık sponsorluk, bir öğrencinin barınma, iaşe ve öğrenim masraflarının tamamını kapsar. Düzenli olduğu için kurumlarımızın en güvendiği destek biçimidir. 1.500
Tüm Yetim Giydirme & Eğitim &sponsorluk bağışları
Cami (75m²) Etiyopya ve Uganda bölgelerinde açılmaktadır 850.000
Katarakt Ameliyatı Bir Ameliyat, Değişen Bir Hayat 4.000
Tüm Zekât & Fitre & Cami & Katarakt bağışları
Zekât

Zekât kimlere verilir? Sekiz sınıf kısaca

Kur'an'da sayılan sekiz sınıfı sade bir dille özetliyor, zekâtın hangi kalemlerde kullanılabileceğini ve temlik şartının ne anlama geldiğini anlatıyoruz.

Derde Derman Eğitim ve Yardımlaşma Derneği 14 Haziran 2026 5 dakika okuma

Zekât kimlere verilir? Sekiz sınıf kısaca

Zekâtta “ne kadar vereceğim” sorusunun cevabı nettir: kırkta bir. “Kime vereceğim” sorusu ise daha fazla dikkat ister; çünkü zekâtın sarf yerleri Kur'an'da açıkça sayılmıştır ve bu sınırın dışına çıkan bir ödeme zekât yerine geçmez. Bu yazıda sekiz sınıfı sade bir dille özetliyor, günümüzdeki karşılıklarına ve sık karıştırılan noktalara değiniyoruz.

Sekiz sınıf nereden geliyor?

Zekâtın kimlere verileceği Tevbe sûresinin 60. âyetinde sıralanır. Âyette sekiz grup sayılır ve bu sıralamanın bağlayıcı bir sınır olduğu konusunda âlimler arasında geniş bir mutabakat vardır. Yani zekât, ne kadar hayırlı olursa olsun bu sınıfların dışındaki bir yere verilemez.

Aşağıda sınıfları tek tek ele alıyoruz. Bazı başlıklarda mezhepler arasında görüş farkları bulunur; bunları ayrıca belirtiyoruz. İhtilaflı noktalarda kendi bağlı olduğunuz görüşe göre hareket ediniz.

1. Fakirler

Temel ihtiyaçlarını karşılayacak kadar malı olmayan, yani nisap miktarına ulaşamayan kişilerdir. Bir geliri olabilir; ancak bu gelir temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyorsa bu sınıfa girer.

2. Miskinler

Hiçbir şeyi olmayan ya da fakirden de zor durumda bulunan kimselerdir. Fakir ile miskin arasındaki farkın hangisinin daha muhtaç olduğu konusunda âlimler farklı görüşler belirtmiştir; pratikte ikisi de “ihtiyaç sahibi” başlığı altında değerlendirilir ve zekâtın en yaygın sarf yeridir.

3. Zekât üzerinde çalışan görevliler (âmiller)

Zekâtın toplanması, kaydedilmesi ve dağıtılması işinde çalışanların bu işten pay almasına âyette izin verilmiştir. Bu, tarihte devletin zekât memurlarına karşılık gelirdi.

Günümüzde bu maddenin sivil toplum kuruluşları için nasıl yorumlanacağı tartışmalıdır. Bir görüş, âmil statüsünün resmî otoritenin tayin ettiği kişilere mahsus olduğunu; başka bir görüş ise zekâtı fiilen toplayıp dağıtan yapıların bu kapsamda değerlendirilebileceğini savunur. Bu belirsizlik yüzünden birçok kuruluş, zekât olarak gelen tutarın tamamını hak sahiplerine aktarmayı ve idarî giderini başka kaynaklardan karşılamayı tercih eder. Bir bağışçının kuruluşa sorması gereken sorulardan biri de tam olarak budur.

4. Kalpleri İslam'a ısındırılacak olanlar (müellefe-i kulûb)

Hz. Peygamber döneminde, İslam'a yeni giren ya da düşmanlığından emin olunmak istenen bazı kişilere zekâttan pay verilmiştir. Bu maddenin sonraki dönemlerde yürürlükte kalıp kalmadığı klasik dönemden beri tartışılmıştır; bir görüş uygulamanın kalktığını, bir başka görüş ise şartlar oluştuğunda geçerli olmaya devam ettiğini savunur.

5. Kölelerin özgürlüğü (rikâb)

Âyette, esaret altındaki kişilerin hürriyetine kavuşturulması için zekâttan pay ayrılması emredilir. Kölelik kurumunun ortadan kalkmasıyla bu maddenin doğrudan uygulama alanı büyük ölçüde kalmamıştır.

Bazı çağdaş âlimler, maddenin ruhundan hareketle esir düşmüş ya da fidye karşılığı alıkonmuş kişilerin kurtarılmasını bu kapsamda değerlendirir. Bu, üzerinde ittifak edilmemiş bir yorumdur.

6. Borçlular (gârimîn)

Ödeyemeyeceği borcun altına girmiş kişilerdir. Burada gözetilen şart, borcun meşru bir sebeple doğmuş olması ve kişinin bu borcu kendi imkânlarıyla kapatamayacak durumda bulunmasıdır. İsrafı ya da haram bir işi finanse etmek için yapılan borçlar bu kapsamda değerlendirilmez.

Bu madde, günümüzde en çok ihmal edilen sarf yerlerinden biridir. Oysa sağlık masrafı, doğal afet ya da iş kaybı yüzünden borç sarmalına düşmüş bir aileyi ayağa kaldırmak, çoğu zaman düzenli yardımdan daha kalıcı sonuç verir.

7. Allah yolunda (fî sebîlillâh)

Bu, kapsamı en çok tartışılan başlıktır. Dar yorumda, doğrudan cihatla ilgili masrafları ve bu uğurda yolda kalanları kapsar. Geniş yorumda ise ilim tahsili, hayır kurumları ve genel olarak İslam'a hizmet eden faaliyetler de bu başlığa dahil edilir.

Geniş yorumu benimseyenler, ihtiyaç sahibi öğrencilerin eğitim masraflarının bu kalemden karşılanabileceğini söyler. Dar yorumu benimseyenler ise zekâtın kişiye mülk olarak verilmesi gerektiğini hatırlatarak bina, kuyu veya kurum masrafı gibi kalemlere zekât harcanamayacağını savunur. Aşağıda bu “temlik” şartına ayrıca değiniyoruz.

8. Yolda kalmışlar (ibnü's-sebîl)

Memleketinde malı olsa bile bulunduğu yerde parasız kalmış, dönüş imkânı bulunmayan yolculardır. Günümüzde bu maddenin en somut karşılığı, savaş ya da afet sebebiyle yerinden edilmiş ve elindeki her şeyi geride bırakmak zorunda kalmış insanlardır. Kendi memleketinde bir evi ya da tarlası bulunuyor olması, bulunduğu yerde muhtaç olması gerçeğini değiştirmez.

Temlik şartı: en kritik ayrıntı

Klasik fıkhın önemli bir bölümünde, zekâtın geçerli olması için hak sahibine mülk olarak verilmesi (temlik) şart koşulur. Yani zekât, kişinin üzerine geçen ve dilediği gibi tasarruf edebileceği bir mal ya da para olmalıdır.

Bu şartın pratik sonucu şudur: ihtiyaç sahibine verilen nakit, gıda paketi, giysi, ilaç ya da yakacak temlik sayılır. Buna karşılık kuyu açmak, bina yapmak, araç almak ya da bir kurumun genel giderini karşılamak temlik sayılmaz ve bu görüşe göre zekâttan karşılanamaz. Bazı çağdaş görüşler daha esnek bir yaklaşım benimser; ancak ihtiyatlı davranmak isteyen bağışçının temlik şartına uygun kalemleri tercih etmesi en güvenli yoldur.

Bu yüzden ciddi çalışan kuruluşlarda zekât olarak gelen bağışların ayrı takip edilmesi ve yalnız uygun kalemlerde kullanılması esastır. Bağışçının, zekâtını verdiği kurumdan bunu netleştirmesini istemesi son derece yerinde bir taleptir.

Zekât kimlere verilmez?

  • Usul ve fürûya: Anne, baba, dede, nine gibi üst soya; çocuk ve torun gibi alt soya zekât verilmez. Bunlara bakmak zaten kişinin nafaka sorumluluğudur.
  • Eşe: Karı koca birbirine zekât veremez. Kardeşe, amcaya, dayıya, yeğene ise verilebilir; hatta muhtaç akrabaya vermek daha faziletli görülür.
  • Zengine: Nisap miktarı mala sahip olan kişiye zekât verilmez.
  • Karşılık beklenerek: Zekât bir hizmetin bedeli olarak ya da çalışana ücret yerine ödenemez.

Zekâtın gayrimüslim ihtiyaç sahiplerine verilip verilemeyeceği ise ihtilaflı bir konudur. Yaygın görüş zekâtın Müslüman fakirlere verileceği yönündedir; buna karşılık gönüllü sadakaların herkese verilebileceğinde tereddüt yoktur.

Özetle

  • Zekâtın sarf yerleri sekiz sınıfla sınırlıdır; dışına çıkan ödeme zekât yerine geçmez.
  • Uygulamada en yaygın sarf yeri fakirler, miskinler, borçlular ve yolda kalmışlardır.
  • Temlik şartı sebebiyle nakit, gıda ve benzeri doğrudan yardımlar en güvenli kalemlerdir.
  • Anne baba, çocuk ve eşe zekât verilmez; diğer akrabalara verilebilir.
  • Bazı başlıklarda mezhepler arası görüş farkı vardır; kendi bağlı olduğunuz görüşü esas alınız.

Zekât miktarınızı hesaplamak için zekât hesaplama sayfamızı kullanabilir, zekâtınızı hangi kalemlerde değerlendirebileceğinizi görmek için bağış sayfamıza göz atabilirsiniz. Zekâtınızın nasıl kaydedildiğine ve hangi kalemlere aktarıldığına dair sorularınız için bize doğrudan ulaşabilirsiniz.

Paylaş

Bu çalışma sizin desteğinizle sürüyor

Emanetiniz aracısız biçimde sahaya ulaşır; dağıtım sonrası kaydı sizinle paylaşırız.

Devamı

İlgili içerikler

Tümü